Connect with us

Medya

Mantar hep ölümsüzlükle birlikte anılmış

Yayınlayan

da

Sümerlerin M.Ö. 3500’den itibaren mantar bitkisini ölümsüzlük sırrında kullanıldıkları rapor edilmiştir. Mantar, Mısır’da da çok değerli bir bitki olarak kabul edilmiş ve sadece Firavunların yediği özel bir yiyecek konumuna yükseltilmiştir. Romalılar ise bitkiler arasında üstün gördükleri mantarı tanrıların yiyeceği olarak kabul etmişlerdir.

Mantarlar sağlığa birçok fayda sağlayabilen besin maddeleri içerirler. İşte mantarların sağlık açısından sağlayabileceği bazı faydalar:

Besleyici değer: Mantarlar, protein, lif, vitaminler (örneğin B vitaminleri, D vitamini), mineraller (örneğin demir, potasyum) ve antioksidanlar gibi bir dizi besin maddesi içerirler. Bu, vücut için önemli besin öğeleri sağlar.

Bağışıklık sistemini destekleme: Bazı mantar türleri, bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olabilecek beta-glukanlar gibi bileşikleri içerir. Bu, enfeksiyonlara karşı vücudu koruma potansiyeline sahiptir.

Antioksidan etkiler: Mantarlar, antioksidanlar açısından zengindir ve vücudu serbest radikallere karşı koruyabilirler. Serbest radikaller, hücresel hasara ve yaşlanmaya katkıda bulunabilirler.

Düşük kalori: Mantarlar, düşük kalori içeriği ile kilo kontrolüne yardımcı olabilirler. Ayrıca, lif içeriği tokluk hissini artırabilir ve aşırı yeme riskini azaltabilir.

Kolesterol kontrolü: Bazı araştırmalar, mantar tüketiminin kolesterol seviyelerini düzeltebileceğini göstermektedir. Mantarlar, doymuş yağların yerine daha sağlıklı bir alternatif olarak kullanılabilir.

Bağırsak sağlığı: Mantarlar, bağırsak sağlığını destekleyen prebiyotik lifler içerebilirler. Bu, bağırsak florasını dengelemeye ve sindirim sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Kansere karşı potansiyel koruma: Bazı mantar türleri, kansere karşı koruyucu etkilere sahip olabilecek bileşikleri içerebilir. Özellikle Shiitake ve Maitake mantarları, bu alanda araştırılmaktadır.

Zihinsel sağlık: Bazı araştırmalar, Lion’s Mane (Yamabushitake) mantarının zihinsel sağlığa olumlu etkiler sağlayabileceğini önermektedir. Bu mantar, hafıza ve konsantrasyon üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir.

Tansiyona dikkat

Mantarların sağlığa faydalarını elde etmek için, bunları dengeli bir diyetin bir parçası olarak tüketmek önemlidir. Ayrıca, mantarları pişirirken sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih etmek, besin değerlerini koruyabilir. Ancak, herhangi bir sağlık durumunuz varsa veya mantarları diyetinize dahil etmek istiyorsanız, özellikle yüksek tansiyon veya alerjiler gibi özel koşullarınız varsa, bir sağlık profesyoneline danışmanız önemlidir.

Yenilebilir mantarlar, insanlar tarafından tüketilebilen ve genellikle yemeklerde kullanılan mantar türleridir. İşte bazı yaygın yenilebilir mantar türleri:

Şampiyon mantarı (Agaricus bisporus): Dünya genelinde en yaygın olarak tüketilen mantar türlerinden biridir. Beyaz şampiyonlar ve esmer şampiyonlar olmak üzere iki ana türü vardır.

İstiridye mantarı (Pleurotus ostreatus): Lezzetli ve besleyici bir mantar türüdür. Beyaz, sarı ve gri gibi farklı renklerde bulunabilir. İstiridye mantarlarını yetiştirmek için genellikle özel olarak hazırlanmış mantar yetiştirme ortamları kullanılır ve bu iş için ticari olarak üretim yapan çiftlikler bulunmaktadır. İstiridye Mantarı demişken tereyağlı, zeytinyağlı sarmısaklı kuru kırmızı biberli istiridye mantarının lezzetinden bahsetmeden geçmeyelim. Denmeyenler mutlaka denemeli. Hem kalbi hem de mideyi koruyor.

Karahindiba mantarı (Lactarius deliciosus): Özellikle Avrupa’da popülerdir ve lezzetli bir tadı vardır.

Trüf Mantarıları (Tuber spp.): Zengin bir aroması olan yüksek değerli mantar türüdür. Beyaz trüf ve siyah trüf gibi çeşitleri bulunur.

Portobello Mantarı (Agaricus bisporus): Büyük ve etli bir yapıya sahip olup, genellikle ızgarada veya fırında pişirilerek tüketilir.

Chanterelle Mantarı (Cantharellus cibarius): Altın rengi ve hafif bıçak şeklindeki yapılarıyla tanınır ve tatlı bir aromaya sahiptir.

Shiitake Mantarı (Lentinula edodes): Asya mutfağında yaygın olarak kullanılır ve besin değeri yüksektir. Aynı zamanda tıbbi kullanımı da vardır.

Maitake Mantarı (Grifola frondosa): Büyük yelpaze şeklinde kümeler halinde büyür ve lezzetli bir tadı vardır. Aynı zamanda sağlık açısından da değerlidir.

Morel Mantarı (Morchella spp.): Benzersiz bir doku ve tadı olan çıplak gövdeli bir mantar türüdür.

Şiir Mantarı (Boletus edulis): Büyük ve lezzetli bir mantar türüdür. Genellikle kızartılarak veya çorba yapımında kullanılır.

Reishi mantarı: Siyah, yeşil, mor, sarı, kırmızı, beyaz gibi birçok renkli çeşitlerde yetişir. Ancak en çok kullanılan Reishi mantarının çeşidi kırmızı olanıdır. Bunun yanı sıra üstünde en çok çalışılan ve gün içerisinde kullanım bakımından en çok bilinen türü Ganoderma’dır.

Reishi mantarı; kuru olduğu zaman bile parlak ve ışıltılı bir görünüşe sahiptir. Etli bir yapıya sahiptir, canlı ve kırmızı görünüşü ile birçok insanın ilgisini çeker. Çok uzun dönemlerden beri kullanılan mantar, ölümsüzlük mantarı olarak da anılır. Mantarın insanı ölümsüzleştirdiğine veya en azından gençleştirdiğine inanılmıştır.

Aslen Japonya, Çin ve Kore’de yer alan kırmızı reishi mantarı; dünya çapında sert ağaçların üstünde yetişen bir çeşittir. Bu ağaçların bazısı; elma, meşe ve akçaağaçtır. Ticari olarak da çok mühim oranlarda üretilen bir mantar türüdür. Böbrek yetmezliği hastalığından korunabilmek veya var olan rahatsızlığı ilerlemesini önlemek için de kullanılır. Antioksidan maddeleri ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek hastalıklara karşı, vücudun daha güçlü olmasını sağlar. Reishi mantarı tozu; stresin dengelenmesi ya da stresin azaltılması için kullanılır. Geleneksel Çin kültüründe, meditasyon uygulamalarının daha yararlı hale getirilmesi için çay olarak da tüketilmiştir.

Yenilebilir mantarları toplarken ve tüketirken dikkatli olunmalıdır, çünkü bazı mantarlar zehirli olabilir. Bu nedenle, mantar toplamadan önce yerel yasaları ve güvenlik yönergelerini dikkatlice takip etmek önemlidir. Ayrıca, mantar toplamada ve tüketmede uzman olmayan kişilerin güvendiği bir uzmandan veya rehberden yardım alması önerilir.

Mantar mitolojisi

Sümerlerin M.Ö. 3500’den itibaren mantar bitkisini ölümsüzlük sırrında kullanıldıkları rapor edilmiştir. Mısır’da da çok değerli bir bitki olarak kabul edilmiş ve sadece Firavunların yediği özel bir yiyecek konumuna yükseltilmiştir. Romalılar ise bitkiler arasında üstün gördükleri mantarı tanrıların yiyeceği olarak kabul etmişlerdir.

Bir Uzakdoğu toplumu olan Çinliler de söylencelerinde Ganodermalucidum’dan “ölümsüzlük mantarı” olarak söz etmişlerdir. Bu değerli mantar Uzak Doğu Asya ülkelerinde yaklaşık 2 bin yıldan daha fazla zamandır bilinmektedir. Japon ve Çin kültüründe önemli bir potansiyele sahip olan bu mantarın çok farklı isimleri bulunmaktadır. Japon halkı Reishi veya Mannentake (10 bin yıl mantarı), Çin ve Kore halkı Ling Zhi ya da Ling Chi (ölümsüzlük mantarı) adını vermektedir. Çinlilere göre ayrıca ‘uğurlu mantar’ olarak bilinmekte, mutluluğu, sağlığı, şansı ve uzun yaşamı simgelemektedir.

Çin kültürüne ait bir diğer anlatıda ise bölgede çok sayıda kutsal adanın var olduğundan söz edilmektedir. Buna göre bu kutsal adaları Atlas kaplumbağaları korumaktadır ve adalarda bulunan Beyaz Azizler “ölümsüzlük mantarı” yetiştirmektedirler. Söylenceye göre bir zamanlar, kuzgunlar adadaki mantarların yapraklarını ana karaya taşıyarak savaşta ölen askerlerin cesetlerinin üzerine yığmışlardı. Böylelikle üç gündür ölü yatan askerler dirilmişlerdi.

Mantar Yunan mitolojisinde de karşımıza çıkmaktadır. Antik dönem yazarı Pausanias’a göre Persseus, Atena’nın koruması altındaki Hesperidlerin bahçesine girmiş ve burada bulunan bir su kaynağının yanında çıkan mantarlardan etkilenerek onların onuruna Myken kentini inşa etmişti. Bir diğer rivayete göre ise M.Ö. 2. binin ikinci yarısında Yunanistan’ın Mykenai kentinde ortaya çıkan Mykenei krallığı varlığını mantar bitkisine borçludur.

aysunbay@hotmail.com

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medya

Bir tek ölüme çaresi yok: Kansere ‘dur’ diyor, şekeri dengeliyor

Yayınlayan

da

Tarafından

Çörekotunun antioksidan bakımından zengin ve güçlü bir kanser önleyici besin olduğunu belirten Profesör Aysun Bay Karabulut, bu küçük tohumun bilinmeyen faydalarını anlattı.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, çörekotunun daha önce pek duyulmayan yararlarını kaleme aldı. Karabulut, çörek otunun antikanser, tümör ve bakteri önleyici özelliklerine dikkat çekti.

Çörekotunun metabolizmayı uyaran ve halsizlik, uyuşukluk giderici etkilere sahip olduğunun belirtildiğini ifade eden Karabulut, “Ölümden başka her derde deva olarak adlandırılan bu küçük siyah tohumların ve acımtırak mis gibi kokusunun hepimizin aklına geldiğini düşünüyorum. Eskiden çörekotunun önemi oldukça büyüktü. Özellikle süt ve yoğurtla birlikte tüketilirdi. Bu uygulama bereket timsali bir gelenek haline gelmişti. Ancak son zamanlarda çörekotunun eski önemini kaybettiğini söyleyebiliriz. Bazı geleneksel uygulamalar ve bilgi kaynaklarının yerini modern tıp ve farmakolojiye bıraktığı düşünülebilir” dedi.

 Haberin çıktığı yerler:

  1. https://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/bir-tek-olume-caresi-yok-kansere-dur-diyor-sekeri-1020824

  2. https://m.yeniakit.com.tr/amp/foto-galeri/75802/ibni-sinanin-el-kanun-fit-tib-kitabinda-yer-aliyor-corek-otunun-bu-faydasini-ilk-kez-duyacaksiniz

  3. https://www.yenimalatya.com.tr/haber/19169719/olumden-baska-her-seye-deva-corekotu

  4. https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/olumden-baska-her-seye-deva-corekotu-57326259

  5.  https://www.haber3.com/foto-galeri/saglik/ibni-sinanin-tavsiye-ettigi-mucizevi-bitki-olumden-baska-her-seye-deva-galeri-6170185?utm_source=dlvr.it&utm_medium=twitter&utm_campaign=haber3com

  6. https://diyarbakiryenigun.com/saglik/kanserle-savasiyor-olumden-baska-her-derde-deva-oluyor-iste-corekotu-175212h

Okumaya Devam Et

Medya

Bitkilerin Profesörü, Orkidenin Faydalarını Anlattı

Yayınlayan

da

Tarafından

Bitkilerin Profesörü Aysun Bay Karabulut, orkide bitkisinin karbon temizleme aktivitesi nedeniyle tabiatı da temizlediğini belirterek insan sağlığına da birçok faydası olduğunu söyledi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı ziyaret etti. Ziyarette Kıbrıs’taki bitki türleri üzerine de konuşan Prof. Dr. Karabulut, Cumhurbaşkanı Tatar tarafından ‘Kıbrıs konusunda yeni perspektif ve Kapalı Maraş açılımı’ kitabı hediye edildi. Bitkilerin profesörü Karabulut ise Kıbrıs endemik bitkileri ve akademik çalışmalarını Tatar’a sundu.

Kıbrıs’ın en önemli endemik bitkisinin orkide olduğunu belirten Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “M.Ö 4-5 YY Konfüçyüs çiçeklerin kralı diye bahseder. Zarif dayanıklı ve kırılgandır. Doğurganlığı temsil eder. Orchis kelimesi tabiatın kalbini de ifade eder. Başka bir efsane de Maraş’ta geçer. Dünya üzerinde sadece Geben Yaylası’nda yetiştiği de söyleyen bu çiçeğe Maraş Orkidesi ismini de vermişler” dedi.

Orkidenin karbon temizleme aktivitesi nedeniyle tabiatı da temizlediğine dikkat çeken Karabulut, “Göğüs ve bronşiti temizlediği gibi öksürüğü dindirmek içinde kullanılır. Çocuk ve gençlerde zihin açma etkisi de bilinir. Hemoroide iyi geldiği de söylenir. Çinliler orkide çiçeğini ateş ve şeker hastalığının yanı sıra, akciğerleri ve böbrekleri tedavi etmek için kullanırdı” ifade etti.

Orkidenin sağlık açısından önemli faydalarının olduğunu belirten Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, bu faydaları şu şekilde sıraladı:

“Öksürük ve balgam söktürür: Orkide çiçeği, öksürük şikâyeti olanlar kişiler için balgam söktürücü bir özelliğe sahiptir. Bu sebeple de bitkisel tedaviler için sıkça kullanılan bir bitkidir. Orkidenin yaprakları göğsü yumuşatarak balgamı söküp rahatlamayı sağlar.

Hücre aktivitesini uyarır

Orkidenin yaprakları ve tohumları, quercetin, astragalin, izoerkesin, amfolal glukokonoksit, amino asitler ve alkaloidler içerir. Ve bu kimyasal bileşikler hücre aktivitesini uyarır. Antosiyanin, nutin, apigenin de dahil bitki içerisinde bulunan güçlü bileşikler kan pıhtısı oluşumunu önler ve hatta iyileştirir.

Tiroid problemlerine de birebir

Azalan tiroksin hormonu; vücut ağırlığı artışı, düzensiz adet periyotları, ciltte sertleşme, saç dökülmesi, kabızlık, vücut ağrısı ve anksiyete ile sonuçlanır. Artan tiroksin hormonu; kilo kaybı, yüksek kalp hızı, öfke, depresyon, uykusuzluk, menstruasyon problemi ile sonuçlanır. Ancak salep (orkide) bitkisi çok sayıda tiroid aktifleştirici ve düzenleyici özelliğe sahiptir, bu nedenle vücuttaki hormon dengesini korumaya yardımcı olur.

Kadınlarda adet ağrılarını gideriyor

Orkide çiçeklerinin yardımı ile menstrüel sorunlar için ilaç hazırlayabilirsiniz.. Birkaç orkide çiçeği (köküyle birlikte) bir süre su ile kaynatılır, süzdükten sonra menstrüel düzensizlik ve uterus sorunlarını iyileştirmek için her gün içilir.

Kabızlığı ve bağırsakları düzenler

Orkide çiçeği ayrıca kabızlığın da önüne geçen özelliklere sahiptir. Bağırsakları rahatlatarak bağırsakların daha rahat ve düzgün çalışmasını sağlar. Böylece, kabızlık şikâyetleri son bulmuş olur.

Bu tip birçok faydası bulunan orkide çiçeği, bronşit ve öksürüğe de iyi gelir. Ayrıca vücudu ısıtıcı bir etkisi olduğundan dolayı kış aylarında vazgeçilmez bir içecek maddesidir.

Güzelliğin sembolü

Orkide, birçok parfümün ve çeşitlerinin içerisinde yer alan bir bitki türüdür. Bu kadar sık kullanılmasının asıl sebebi, hem cildi çevrenin olumsuz etkilerinden koruması hem de cildin yenilenip nemlenmesini sağlamasıdır. Farklı türdeki orkideleri bir arada kullanmak, içerisinde bulunan müsilajlar sayesinde, yaşlanmaya karşı savaşta çok daha etkili olabilmektedir. Bu etkileri dolayısıyla da Asya’da uzun senelerdir güzellik ve bakım alanında kullanılmaktadır.

Stresin önler

Salep bitkisinin ayrıca bir tonik gibi davrandığı ve sinir ağrısını, sinirleri çözerek ve üzerindeki stresleri azaltarak yararlı olduğu ileri sürülmektedir. Orkide aynı şekilde kokusuyla da hava temizleyici ve stres azaltıcı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla hem tüketmek hem de çiçeklerini evinizde kullanmak isteyebilirsiniz.

Panzehir olarak da kullanılmış

Orkidenin ayrıca Doğu’da ve Çin’de panzehir olarak da kullanıldığını belirten Karabulut, “Tonik içecekler yapmak için neredeyse zararsız bazı orkide türleri kullanılır. Orkide ayrıca bağışıklığı artırabilir. Orkidelerden yapılan sütlü bir içecek olan salep çok popülerdir. Antik Yunan’da bir afrodizyak olarak da tüketilir. Orkide, dünyanın birçok ülkesinde yemek pişirmede kullanılmaktadır. Bilinen vanilyanın bir orkideden başka bir şey olmadığını da not edelim. Orkide, tamamen kadınsı bir enerjiye sahip olduğu söylense de erkeklerinde sevdiği bir çiçek olsa da yalnızca kadınsı bir çiçek olarak kabul edilir” dedi.

Haberin Çıktığı Platformlar;

  1. https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-55534304
  2. https://www.olay53.com/service/amp/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-1394545.htm
  3. https://www.baykushaber.com.tr/amp/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-297328
  4. https://www.haber16.com/amp/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti/1383491/
  5. https://www.saglikaktuel.com/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-95447.htm
  6. https://www.memleket.com.tr/orkidenin-faydalarini-biliyor-muydunuz-2324604h.htm
  7. https://www.yeniakit.com.tr/haber/konfucyus-ciceklerin-krali-diyordu-bu-bitkinin-faydalari-saymakla-bitmiyor-1827152.html#google_vignette
  8. https://www.nethaber.com.tr/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti/1031452/
  9. https://www.sabah.com.tr/galeri/saglik/tiroit-sorunlarina-birebir-mucize-bitkilerin-profesoru-acikladi-hem-dogayi-hem-bedeninizi-temizliyor
  10. https://www.milliyet.com.tr/pembenar/galeri/bitkilerin-profesoru-tiroit-icin-birebir-dedi-hem-havayi-hem-vucudu-temizliyor-7080034
Okumaya Devam Et

Medya

Bağışıklık Seviyesini Arttıran Şalgam, Gribe Birebir

Yayınlayan

da

Tarafından

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Lokman Hekim’in, yılda en az bir kez şalgam tüketilmesi ya da bu mümkün olmazsa en azından şalgam tarlasından geçilmesi sözü ile şalgamın şifa kaynağı olarak önemi hakkında önemli bir işaret verdiğini söyledi. Osmaniye, Adana ve Mersin bölgelerinde oldukça yaygın olarak kullanılan şalgam suyunun antioksidan açısından oldukça zengin olduğunu belirten Karabulut, özellikle gribal enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade etti.

Şalgamın sağlığa faydaları

Şalgamın ilk olarak nerede ve nasıl ortaya çıktığının bilinmemekle birlikte anavatanının Asya olduğu yönünde değerlendirmeler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Karabulut, şalgamın Türkiye’de de anavatanının Adana olarak bilinmesinin yanı sıra Tarsus, Mersin ve Osmaniye başta olmak üzere güney illerinde yaygın bir biçimde üretilip tüketildiğini söyledi.

Churchill’e formülü verilmedi

Küçük turplu ve yumuşak etli olanları insanların, iri turplu ve sert etli olanların ise hayvanların tüketmesi için üretilen şalgamın çeşitli kullanım biçimleri olduğunu dile getiren Karabulut, “Pişirilerek yenilmesine ilave olarak bazı çorbalara, salatalara, pilavlara ve soslara eklenmekte, kışlık sebze olarak konservesi ve turşusu yapılmakta, garnitür olarak kullanılmaktadır. Aynı şekilde soğuk günlerde sevilerek tüketilen özel bir çorbası da yapılmaktadır. Yine mor havuç ile fermantasyona tabi tutularak elde edilen ve şalgam suyu, ağırlıklı olarak Adana, Mersin ve Osmaniye bölgelerinde üretilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında ve dünyada ihraç edilmektedir” dedi.

Muhtevası oldukça zengin

Oldukça zengin bir antioksidan kaynağı olan ve yapraklarında kansere karşı koruyucu oldukları bilinen A ve K vitaminlerini barındıran şalgamın ihtiva ettiği yüksek besin değeri ile dikkat çeken bir bitki olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “100 gramının ortalama 23 kalori içerdiği hesaplanan ve bu düşük kalori miktarı nedeniyle diyet listelerinde kendisine rahatlıkla yer alabilecek olan şalgamda hatırı sayılır miktarda potasyum, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, magnezyum, protein, karbonhidrat, yağ, lif ve lutein gibi maddelere ilave olarak A, B (tiamin, riboflavin, niasin) ve C vitaminleri bulunmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Lokman Hekim’in tavsiyesi

Bitkilerin profesörü Aysun Bay Karabulut, geleneksel halk tıbbında insan bedenine zindelik katan, romatizma ve bağırsak hastalıkları ile mide ve siyatik ağrılarına iyi gelen bir bitki olarak değerlendirilen şalgamın sağlığa faydalarını şu şekilde anlattı:

“İhtiva ettiği yüksek potasyum yükü dolayısıyla tansiyonu düşürdüğü, enerji ve kan dağılımını düzenlediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, mide ağrılarına ve sinirsel rahatsızlıklara iyi geldiği bilinmektedir. Sivas ve çevresinde anlatılagelen geleneksel halk anlatılarında, Lokman Hekim’in, yılda en az bir kez şalgam yenilmesi ya da bu mümkün olmazsa hiç değilse şalgam tarlasının yanından geçilmesi şeklinde bir tavsiyesinin bulunduğunun belirtilmesi, şalgamın bir şifa kaynağı olarak kavranışı hakkında güzel bir fikir verebilir. Aynı şekilde özellikle soğuk kış günlerinde soğuk algınlığı yahut grip rahatsızlığı baş gösterdiğinde “Biberlice bir şalgam pilavı pişirelim” sözünün darbımesel haline gelmiş olması da halkın gözünde şalgamın şifalı bir bitki olarak değerlendirilmekte olduğunun bir yansımasıdır.

Kolesterolü düşürür

Şalgamın insan sağlığına birçok açıdan faydalı olduğu tespit edilmiştir. İçeriğindeki kalsiyum nedeniyle kemikleri ve dişleri kuvvetlendirmekte, özellikle yaşlanma sürecinde ortaya çıkan kemik erimesi ile mücadele etmektedir. Aynı şekilde yapısındaki C vitamininin etkileri ile öksürük, astım ve bronşitin yanı sıra gribal nitelikli rahatsızlıklar karşısında koruma sağlamakta, sindirim sistemini güçlendirerek kabızlığı giderip hazmı kolaylaştırmakta, gut hastalığına iyi gelmekte, organların düzenli bir biçimde çalışması için gerekli olan yapıya olumlu katkılar sunmakta, kolesterolü düşürmekte ve başta yaşlılığa bağlı katarak olmak üzere göz sorunlarını engellemektedir. Yine ödem ve inme karşısında direnç sağlamakta, stresle savaşmakta, zihinsel berraklık vermekte, afrodizyak etkisi dolayısıyla fiziksel performansı arttırmakta, doğal olarak tüketildiğinde ise kansızlığı önlemektedir.

Sigarayı bırakmak isteyenler için birebir

Karaciğer ve böbreklerde biriken toksinlerin atılmasında, dolayısıyla böbrek taşlarının düşürülmesinde de etkili olan şalgamın, boğaz ağrıları noktasında iltihap giderici olarak işlev gördüğü bilinmektedir. Aynı şekilde el ve ayaklarda ortaya çıkan dolama yahut iltihaplı deri hastalıkları ile de mücadele etmekte, ter kaynaklı kötü vücut kokularını engellemekte, sigara kullanımı ile mücadele etme bağlamında akciğerleri ve broşları temizlemektedir. Ayrıca kalın olarak soyulmuş şalgam kabuğunun bir tutam ısırgan otu ile birlikte bir miktar suda haşlanarak haftada iki gün ortalama on beş dakika boyunca ayaklara uygulanması durumunda yaşlılıkla birlikte kendini gösteren ayak üşümelerini engellediğini ve iltihaplı tırnak enfeksiyonlarını giderdiğini belirtelim. Yine şalgamın kuvvetli bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra iyi bir iştah açıcı olduğunu ve kilo almak isteyenler için oldukça faydalı olabileceğini de ifade edelim. Son olarak tansiyon hastalarının şalgam tüketirken dikkatli olmaları ve özellikle aşırı tüketim durumunda midede şişkinlik meydana getireceği için mide rahatsızlığı olanların şalgam tüketimini son derece kontrollü bir biçimde gerçekleştirmeleri gerektiğini de not edelim”

Haberin çıktığı yerler

  1. https://www.yenisafak.com/salgamin-faydalari-gribe-karsi-salgamin-etkisi-salgam-soguk-alginligina-iyi-gelir-mi-h-4598449
  2. https://www.malatyaguncel.com/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir-2456443h.htm
  3. https://www.saglikaktuel.com/haber/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir-95381.htm
  4. https://www.yeniakit.com.tr/haber/unlu-profesor-salgamin-oyle-faydalarini-anlatti-ki-sigarayi-birakmakta-bile-bire-bir-1825609.html
  5. https://www.cnnturk.com/yasam/bagisiklik-seviyesini-arttiriyor-gribe-birebir?page=1
  6. https://www.medyagazete.com/haber/osmaniye-mutfaginin-vazgecilmezi-salgamin-lezzetli-ve-sifali-yolculugu-868578
  7. https://www.webursa.com/saglik/lokman-hekim-in-tavsiyesi-faydasini-duyan-likir-likir-icecek-816843
  8. https://www.egetelgraf.com/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir/amp
  9. https://www.mynet.com/galeri/lokman-hekim-in-tavsiyesi-yilda-en-az-1-kez-yiyin-ya-da-tarlasinin-yanindan-gecin-mucize-yiyecek-kansere-karsi-gribe-birebir-kilo-vermeye-yardimci-1291675-mykadin
  10. https://www.posta.com.tr/galeri/turkiyeden-dunyaya-kapis-kapis-satiliyor-lokman-hekimin-tavsiyesi-kabizligin-kokunu-kaziyor-tarlasindan-gecmek-bile-yetiyor-2692211
Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2023 Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut'un Resmi Web Sayfasıdır.