Connect with us

Medya

Orman Perisi Echo’nun ahı, alzheimer hastalığının şifası

Yayınlayan

da

İsmini Yunan mitolojisindeki ünlü karakterden alan nergis çiçeği, nörolojik hastalıklar için kullanılan galantamin içeriyor. Galantamin maddesi alzheimer hastalığını direkt tedavi etmese de ilerlemesini durduruyor, belirtilerini hafifletiyor.

Nergis der ki ben nazlıyım,

Sarp kayalarda gizliyim,

Mavi süslü, gök gözlüyüm

Benden âlâ çiçek var mı?

Aşık Veysel

Doğu’da zenginlik ve iyi talihin, Fars edebiyatında güzel gözlerin sembolü olarak bilinir. İngiliz edebiyatında da sıklıkla geçer ve Galler’in ulusal çiçeğidir. Ancak nergisi en çok Eski Yunan Mitolojisi’ne dayanan Narcissus hikayesiyle biliyor olabilirsiniz.

Baharın en erken müjdecileridir nergisler. Mart ayı ile hatta bazı iklimlerde Şubat ile beraber kırlarda, kaya diplerinde, yol boylarında öbek öbek açarlar. Nergiste sap 20–80 cm kadar yükselebilmektedir. Soğanlı ve güzel kokulu olan bu bitkilerde taç yaprakları beyaz veya sarının karışımları şeklindedir.

Anavatanı Avrupa olan bu bitkilerin en çok tür zenginliğine İspanya ve Portekiz’de rastlanmaktadır. Ancak doğal olarak tüm Akdeniz kıyılarında, hatta bunun uzantısı olan Japonya’ya kadar aynı enlem dereceleri arasında görülmektedir. Dünyada Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika ülkelerinde tarımı yapılmaktadır.

Bu bitkinin soğanları en az bir sene ara ile kullanılmaktadır. Zira çiçeğini vermiş olan soğan ekilirse, bir dahaki seneye çiçek vermez.

Nergis türleri

Nergis çiçeği, Anadolu’dan Japonya’ya kadar birçok yerde doğal olarak yetişmektedir. 1920’lerde sadece bir Hollanda şirketinin envanterinde 2 bine yakın çeşidi olduğu söylenmektedir. İngiliz nergis-severler, 1898’de Daffodil Society’i kurmuştur, her türlü bilgi bu platformda arşivlenmekte ve paylaşılmaktadır. Türleri arasında, Çin nergisi (narcissus tazetta), yabani nergis (narcissus pseudonarcissus), fulya (narcissus jonquilla), zerrin (narcissus poeticus), güz nergisi (Narcissus serotinus) bulunmaktadır.

Türkiye’deki nergis çeşitlerinin tanımlanması, var olanların korunması, ticari değeri yüksek (daha uzun ömürlü, daha hoş kokulu vs) yeni çeşitlerin yetiştirilebilmesi için önemli ama bu konuda yapılmış çalışmalar şimdilik çok kısıtlıTürkiye’de en çok rastlanan tür Narcissus tazett’dır ama Ege, Akdeniz hatta Karadeniz’in bazı yerlerinde doğal ve doğallaşmış başka türler de bulunmaktadır.

Kastamonu ili, İnebolu ilçesinde zellankadef denilen bu çiçek halk pazarlarında köylü kadınlar tarafından satılır. Zellankadef Azerbaycan’da ve Urdu dilinde de nergis çiçeği yerine kullanılır.

Narcissus poeticus, Türkiye’de Ege Bölgesi’nde özellikle Karaburun ve Mordoğan’da yetiştirilmektedir. Karaburun’a gittiğinizde “Artık nergis falan kalmadı eskiden çiçekler açtı mı tepeler boyu bembeyaz, kar yağmış gibi olurdu” diyen Karaburunlularla karşılabilirsiniz. 1980 sonrasında soğan sak nematodu hastalığı, Latince adıyla ditylenchus dipsaci (kühn) büyük zarara neden olmuş, emek verip ticari karşılık bulamayan Karaburunlular zamanla nergis yetiştirmekten vazgeçmiştir. Karaburun’da her kış Nergis festivalleri düzenlendiği de buraya not edelim…

Kendine aşık olan Narcissus

Narsisist kelimesinin hem Yunan hem Roma mitolojisinin önemli figürlerinden Narcissus’tan geldiği söylenir. Güzelliği ve kendine olan takıntısıyla bilinen Narcissus’un hikayesinin Roma mitolojisi versiyonuna göre Narcissus, Echo adlı su perisini olabilecek en kaba şekilde reddediyor. Öyle ki Echo, aklını yitirip yok oluyor. Geriye yalnızca yankılanan sesi kalıyor. Ancak bu kez işler Narcissus’un istediği gibi ilerlemiyor. İntikam tanrısı Nemesis, Narcissus’un yaptığını cezalandırmak için hemen harekete geçiyor ve onu bir gölete doğru gitmesi için büyülüyor. Bu göletin yansımasında kendini gören Narcissus, bu güzellikten öyle bir büyüleniyor ki kendi siluetine aşık olduğunu fark etmiyor bile… Ve Narcissus, bir süre sonra karşılıksız aşkın verdiği acıyla bugün en çok bilinen mitolojik bitkiler arasından nergis çiçeğine dönüşüyor.

Efsane orada kalmıyor, günümüzde bir hastalığa da adını veriyor. Kişinin sadece kendine hayranlık duymasına, bunu aşırıya vardırmasına “Narsisizm” adını vermişler psikiyatristler.

Efsane de olsa, insanoğlunun bir yönüyle bağdaşıyor. Zahirperestlik, zahire meftûniyet, eşyanın dış görünüşüne aldanmak gibi…

Halbuki dış görünüş ne ki… Eşyanın sudaki yansıması gibi bir şey… Asıl içini, iç yüzünü keşfedebilmeli insan. Onu da ancak hakikî bir dost aynasında görebilir. Yani, Yunus’un dediği gibi, “Bir ben vardır bende, benden içerü”.

Bu mit aynı zamanda birçok sanatçıya da ilham veriyor. Salvador Dali’nin “Narcissus’un Metamorfozu” isimli resmi Londra’da Tate Müzesi’nde, Caravaggio’nun Narcissus isimli resmi Roma’da Ulusal Antik Sanatlar Müzesi’nde, bu hikayeyle beraber en çok hatırlanan resmin sahibi John Willian Waterhouse’ınki Liverpool’da Walter Sanat Galerisi’nde sergileniyor.

Nörolojik hastalıklarda kullanılıyor

Nergisin içinde binbir çeşit alkaloid bulunmakta. Nergisteki alkaloidlerden en önemlisi, daha doğrusu üzerinde en çok araştırma yapılanı galantamin maddesi. Ruslar, galantamini ilk olarak 1950’lerin başında Galanthus woronowii, yani kardelen çiçeğinden izole ediyorlar. Birkaç yıl sonra Japonya’dan Uyeo ve Kobayashi aynı molekülü Lycoris radiata yani kırmızı örümcek zambağından da elde ediyor. Böylece nergisgiller ailesinin tüm fertlerinde bulunduğu fark edilen madde, 1960 ve 70’lerde SSCB’de nörolojik hastalıklar için kullanılıyor fakat demir perde yüzünden dünyanın geri kalanının bu işten pek haberi olmuyor. Amerika’da ilaç olarak onaylanması 2001’i buluyor.

Alzheimer’ı durduruyor

Dünyada 50 milyon kişiyi etkileyen alzheimer hastalığının nedeni hala tam olarak bilinmiyor. Ölmüş alzheimer hastalarının beyinlerinde, düğüm ve plaklar olduğu görülüyor ki bunlar hastalığın karakteristik işareti kabul ediliyor. Amiloid hipotezi, hastalığı beta amiloid isimli proteinlerin zamanından önce ve fazla üretilip birikmesinin, yumak gibi dolanıp sertleşmesinin başlattığını varsayıyor. Bunu yavaşlatmaya veya durdurmaya yönelik ilaç adayları da heyecanla karşılanıyor, örneğin zeytinyağındaki oleokantal. AK enziminin de bu plakların oluşmasını hızlandırdığı, bu yüzden galantaminin, bu enzimin çalışmasını durdurmasının veya yavaşlatmasının düğüm ve plakların oluşumunu da yavaşlatabileceği öne sürülmekte. Galantamin hastalığı direkt tedavi etmese de ilerlemesini durduruyor, belirtileri hafifletiyor.

Çiçekten galantamin elde edebilmenin maliyeti oldukça yüksek. Bu nedenle ilaç firmaları bu maddeyi ticari üretme çabasında. Laboratuvarda sentezlenebiliyor fakat bitki hücrelerinde üretilmesi tarımsal ekonomi açısından da milli yerli ilaç üretimi açısından da oldukça önemli.

Dikkat edilmesi gereken hususlar:

Nergisin tüm kısımları zehirli bir kimyasal olan likorin içerir, özellikle soğan kısmı. Bitkinin herhangi bir kısmını yemek mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi belirtilere neden olabilir. Bu belirtiler genellikle üç saat sürer. Düşük kan basıncı, uyuşukluk ve karaciğerde hasar gibi daha ciddi problemler, bitkiden çok fazla miktarda yiyen hayvanlarda rapor edilmiştir. Ayrıca çiçeğin olduğu kısımda, ampulla bölgesinde mikroskobik düzeyde oksalat vardır. Oksalatlar yutulduğunda dudaklarda, dilde ve boğazda şiddetli yanma ve tahrişe neden olur.

aysunbay@hotmail.com

Kaynak: https://www.star.com.tr/acik-gorus/orman-perisi-echonun-ahi-alzheimer-hastaliginin-sifasi-haber-1806867/

Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medya

Bir tek ölüme çaresi yok: Kansere ‘dur’ diyor, şekeri dengeliyor

Yayınlayan

da

Tarafından

Çörekotunun antioksidan bakımından zengin ve güçlü bir kanser önleyici besin olduğunu belirten Profesör Aysun Bay Karabulut, bu küçük tohumun bilinmeyen faydalarını anlattı.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, çörekotunun daha önce pek duyulmayan yararlarını kaleme aldı. Karabulut, çörek otunun antikanser, tümör ve bakteri önleyici özelliklerine dikkat çekti.

Çörekotunun metabolizmayı uyaran ve halsizlik, uyuşukluk giderici etkilere sahip olduğunun belirtildiğini ifade eden Karabulut, “Ölümden başka her derde deva olarak adlandırılan bu küçük siyah tohumların ve acımtırak mis gibi kokusunun hepimizin aklına geldiğini düşünüyorum. Eskiden çörekotunun önemi oldukça büyüktü. Özellikle süt ve yoğurtla birlikte tüketilirdi. Bu uygulama bereket timsali bir gelenek haline gelmişti. Ancak son zamanlarda çörekotunun eski önemini kaybettiğini söyleyebiliriz. Bazı geleneksel uygulamalar ve bilgi kaynaklarının yerini modern tıp ve farmakolojiye bıraktığı düşünülebilir” dedi.

 Haberin çıktığı yerler:

  1. https://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/bir-tek-olume-caresi-yok-kansere-dur-diyor-sekeri-1020824

  2. https://m.yeniakit.com.tr/amp/foto-galeri/75802/ibni-sinanin-el-kanun-fit-tib-kitabinda-yer-aliyor-corek-otunun-bu-faydasini-ilk-kez-duyacaksiniz

  3. https://www.yenimalatya.com.tr/haber/19169719/olumden-baska-her-seye-deva-corekotu

  4. https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/olumden-baska-her-seye-deva-corekotu-57326259

  5.  https://www.haber3.com/foto-galeri/saglik/ibni-sinanin-tavsiye-ettigi-mucizevi-bitki-olumden-baska-her-seye-deva-galeri-6170185?utm_source=dlvr.it&utm_medium=twitter&utm_campaign=haber3com

  6. https://diyarbakiryenigun.com/saglik/kanserle-savasiyor-olumden-baska-her-derde-deva-oluyor-iste-corekotu-175212h

Okumaya Devam Et

Medya

Bitkilerin Profesörü, Orkidenin Faydalarını Anlattı

Yayınlayan

da

Tarafından

Bitkilerin Profesörü Aysun Bay Karabulut, orkide bitkisinin karbon temizleme aktivitesi nedeniyle tabiatı da temizlediğini belirterek insan sağlığına da birçok faydası olduğunu söyledi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı ziyaret etti. Ziyarette Kıbrıs’taki bitki türleri üzerine de konuşan Prof. Dr. Karabulut, Cumhurbaşkanı Tatar tarafından ‘Kıbrıs konusunda yeni perspektif ve Kapalı Maraş açılımı’ kitabı hediye edildi. Bitkilerin profesörü Karabulut ise Kıbrıs endemik bitkileri ve akademik çalışmalarını Tatar’a sundu.

Kıbrıs’ın en önemli endemik bitkisinin orkide olduğunu belirten Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “M.Ö 4-5 YY Konfüçyüs çiçeklerin kralı diye bahseder. Zarif dayanıklı ve kırılgandır. Doğurganlığı temsil eder. Orchis kelimesi tabiatın kalbini de ifade eder. Başka bir efsane de Maraş’ta geçer. Dünya üzerinde sadece Geben Yaylası’nda yetiştiği de söyleyen bu çiçeğe Maraş Orkidesi ismini de vermişler” dedi.

Orkidenin karbon temizleme aktivitesi nedeniyle tabiatı da temizlediğine dikkat çeken Karabulut, “Göğüs ve bronşiti temizlediği gibi öksürüğü dindirmek içinde kullanılır. Çocuk ve gençlerde zihin açma etkisi de bilinir. Hemoroide iyi geldiği de söylenir. Çinliler orkide çiçeğini ateş ve şeker hastalığının yanı sıra, akciğerleri ve böbrekleri tedavi etmek için kullanırdı” ifade etti.

Orkidenin sağlık açısından önemli faydalarının olduğunu belirten Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, bu faydaları şu şekilde sıraladı:

“Öksürük ve balgam söktürür: Orkide çiçeği, öksürük şikâyeti olanlar kişiler için balgam söktürücü bir özelliğe sahiptir. Bu sebeple de bitkisel tedaviler için sıkça kullanılan bir bitkidir. Orkidenin yaprakları göğsü yumuşatarak balgamı söküp rahatlamayı sağlar.

Hücre aktivitesini uyarır

Orkidenin yaprakları ve tohumları, quercetin, astragalin, izoerkesin, amfolal glukokonoksit, amino asitler ve alkaloidler içerir. Ve bu kimyasal bileşikler hücre aktivitesini uyarır. Antosiyanin, nutin, apigenin de dahil bitki içerisinde bulunan güçlü bileşikler kan pıhtısı oluşumunu önler ve hatta iyileştirir.

Tiroid problemlerine de birebir

Azalan tiroksin hormonu; vücut ağırlığı artışı, düzensiz adet periyotları, ciltte sertleşme, saç dökülmesi, kabızlık, vücut ağrısı ve anksiyete ile sonuçlanır. Artan tiroksin hormonu; kilo kaybı, yüksek kalp hızı, öfke, depresyon, uykusuzluk, menstruasyon problemi ile sonuçlanır. Ancak salep (orkide) bitkisi çok sayıda tiroid aktifleştirici ve düzenleyici özelliğe sahiptir, bu nedenle vücuttaki hormon dengesini korumaya yardımcı olur.

Kadınlarda adet ağrılarını gideriyor

Orkide çiçeklerinin yardımı ile menstrüel sorunlar için ilaç hazırlayabilirsiniz.. Birkaç orkide çiçeği (köküyle birlikte) bir süre su ile kaynatılır, süzdükten sonra menstrüel düzensizlik ve uterus sorunlarını iyileştirmek için her gün içilir.

Kabızlığı ve bağırsakları düzenler

Orkide çiçeği ayrıca kabızlığın da önüne geçen özelliklere sahiptir. Bağırsakları rahatlatarak bağırsakların daha rahat ve düzgün çalışmasını sağlar. Böylece, kabızlık şikâyetleri son bulmuş olur.

Bu tip birçok faydası bulunan orkide çiçeği, bronşit ve öksürüğe de iyi gelir. Ayrıca vücudu ısıtıcı bir etkisi olduğundan dolayı kış aylarında vazgeçilmez bir içecek maddesidir.

Güzelliğin sembolü

Orkide, birçok parfümün ve çeşitlerinin içerisinde yer alan bir bitki türüdür. Bu kadar sık kullanılmasının asıl sebebi, hem cildi çevrenin olumsuz etkilerinden koruması hem de cildin yenilenip nemlenmesini sağlamasıdır. Farklı türdeki orkideleri bir arada kullanmak, içerisinde bulunan müsilajlar sayesinde, yaşlanmaya karşı savaşta çok daha etkili olabilmektedir. Bu etkileri dolayısıyla da Asya’da uzun senelerdir güzellik ve bakım alanında kullanılmaktadır.

Stresin önler

Salep bitkisinin ayrıca bir tonik gibi davrandığı ve sinir ağrısını, sinirleri çözerek ve üzerindeki stresleri azaltarak yararlı olduğu ileri sürülmektedir. Orkide aynı şekilde kokusuyla da hava temizleyici ve stres azaltıcı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla hem tüketmek hem de çiçeklerini evinizde kullanmak isteyebilirsiniz.

Panzehir olarak da kullanılmış

Orkidenin ayrıca Doğu’da ve Çin’de panzehir olarak da kullanıldığını belirten Karabulut, “Tonik içecekler yapmak için neredeyse zararsız bazı orkide türleri kullanılır. Orkide ayrıca bağışıklığı artırabilir. Orkidelerden yapılan sütlü bir içecek olan salep çok popülerdir. Antik Yunan’da bir afrodizyak olarak da tüketilir. Orkide, dünyanın birçok ülkesinde yemek pişirmede kullanılmaktadır. Bilinen vanilyanın bir orkideden başka bir şey olmadığını da not edelim. Orkide, tamamen kadınsı bir enerjiye sahip olduğu söylense de erkeklerinde sevdiği bir çiçek olsa da yalnızca kadınsı bir çiçek olarak kabul edilir” dedi.

Haberin Çıktığı Platformlar;

  1. https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-55534304
  2. https://www.olay53.com/service/amp/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-1394545.htm
  3. https://www.baykushaber.com.tr/amp/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-297328
  4. https://www.haber16.com/amp/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti/1383491/
  5. https://www.saglikaktuel.com/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-95447.htm
  6. https://www.memleket.com.tr/orkidenin-faydalarini-biliyor-muydunuz-2324604h.htm
  7. https://www.yeniakit.com.tr/haber/konfucyus-ciceklerin-krali-diyordu-bu-bitkinin-faydalari-saymakla-bitmiyor-1827152.html#google_vignette
  8. https://www.nethaber.com.tr/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti/1031452/
  9. https://www.sabah.com.tr/galeri/saglik/tiroit-sorunlarina-birebir-mucize-bitkilerin-profesoru-acikladi-hem-dogayi-hem-bedeninizi-temizliyor
  10. https://www.milliyet.com.tr/pembenar/galeri/bitkilerin-profesoru-tiroit-icin-birebir-dedi-hem-havayi-hem-vucudu-temizliyor-7080034
Okumaya Devam Et

Medya

Bağışıklık Seviyesini Arttıran Şalgam, Gribe Birebir

Yayınlayan

da

Tarafından

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Lokman Hekim’in, yılda en az bir kez şalgam tüketilmesi ya da bu mümkün olmazsa en azından şalgam tarlasından geçilmesi sözü ile şalgamın şifa kaynağı olarak önemi hakkında önemli bir işaret verdiğini söyledi. Osmaniye, Adana ve Mersin bölgelerinde oldukça yaygın olarak kullanılan şalgam suyunun antioksidan açısından oldukça zengin olduğunu belirten Karabulut, özellikle gribal enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade etti.

Şalgamın sağlığa faydaları

Şalgamın ilk olarak nerede ve nasıl ortaya çıktığının bilinmemekle birlikte anavatanının Asya olduğu yönünde değerlendirmeler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Karabulut, şalgamın Türkiye’de de anavatanının Adana olarak bilinmesinin yanı sıra Tarsus, Mersin ve Osmaniye başta olmak üzere güney illerinde yaygın bir biçimde üretilip tüketildiğini söyledi.

Churchill’e formülü verilmedi

Küçük turplu ve yumuşak etli olanları insanların, iri turplu ve sert etli olanların ise hayvanların tüketmesi için üretilen şalgamın çeşitli kullanım biçimleri olduğunu dile getiren Karabulut, “Pişirilerek yenilmesine ilave olarak bazı çorbalara, salatalara, pilavlara ve soslara eklenmekte, kışlık sebze olarak konservesi ve turşusu yapılmakta, garnitür olarak kullanılmaktadır. Aynı şekilde soğuk günlerde sevilerek tüketilen özel bir çorbası da yapılmaktadır. Yine mor havuç ile fermantasyona tabi tutularak elde edilen ve şalgam suyu, ağırlıklı olarak Adana, Mersin ve Osmaniye bölgelerinde üretilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında ve dünyada ihraç edilmektedir” dedi.

Muhtevası oldukça zengin

Oldukça zengin bir antioksidan kaynağı olan ve yapraklarında kansere karşı koruyucu oldukları bilinen A ve K vitaminlerini barındıran şalgamın ihtiva ettiği yüksek besin değeri ile dikkat çeken bir bitki olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “100 gramının ortalama 23 kalori içerdiği hesaplanan ve bu düşük kalori miktarı nedeniyle diyet listelerinde kendisine rahatlıkla yer alabilecek olan şalgamda hatırı sayılır miktarda potasyum, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, magnezyum, protein, karbonhidrat, yağ, lif ve lutein gibi maddelere ilave olarak A, B (tiamin, riboflavin, niasin) ve C vitaminleri bulunmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Lokman Hekim’in tavsiyesi

Bitkilerin profesörü Aysun Bay Karabulut, geleneksel halk tıbbında insan bedenine zindelik katan, romatizma ve bağırsak hastalıkları ile mide ve siyatik ağrılarına iyi gelen bir bitki olarak değerlendirilen şalgamın sağlığa faydalarını şu şekilde anlattı:

“İhtiva ettiği yüksek potasyum yükü dolayısıyla tansiyonu düşürdüğü, enerji ve kan dağılımını düzenlediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, mide ağrılarına ve sinirsel rahatsızlıklara iyi geldiği bilinmektedir. Sivas ve çevresinde anlatılagelen geleneksel halk anlatılarında, Lokman Hekim’in, yılda en az bir kez şalgam yenilmesi ya da bu mümkün olmazsa hiç değilse şalgam tarlasının yanından geçilmesi şeklinde bir tavsiyesinin bulunduğunun belirtilmesi, şalgamın bir şifa kaynağı olarak kavranışı hakkında güzel bir fikir verebilir. Aynı şekilde özellikle soğuk kış günlerinde soğuk algınlığı yahut grip rahatsızlığı baş gösterdiğinde “Biberlice bir şalgam pilavı pişirelim” sözünün darbımesel haline gelmiş olması da halkın gözünde şalgamın şifalı bir bitki olarak değerlendirilmekte olduğunun bir yansımasıdır.

Kolesterolü düşürür

Şalgamın insan sağlığına birçok açıdan faydalı olduğu tespit edilmiştir. İçeriğindeki kalsiyum nedeniyle kemikleri ve dişleri kuvvetlendirmekte, özellikle yaşlanma sürecinde ortaya çıkan kemik erimesi ile mücadele etmektedir. Aynı şekilde yapısındaki C vitamininin etkileri ile öksürük, astım ve bronşitin yanı sıra gribal nitelikli rahatsızlıklar karşısında koruma sağlamakta, sindirim sistemini güçlendirerek kabızlığı giderip hazmı kolaylaştırmakta, gut hastalığına iyi gelmekte, organların düzenli bir biçimde çalışması için gerekli olan yapıya olumlu katkılar sunmakta, kolesterolü düşürmekte ve başta yaşlılığa bağlı katarak olmak üzere göz sorunlarını engellemektedir. Yine ödem ve inme karşısında direnç sağlamakta, stresle savaşmakta, zihinsel berraklık vermekte, afrodizyak etkisi dolayısıyla fiziksel performansı arttırmakta, doğal olarak tüketildiğinde ise kansızlığı önlemektedir.

Sigarayı bırakmak isteyenler için birebir

Karaciğer ve böbreklerde biriken toksinlerin atılmasında, dolayısıyla böbrek taşlarının düşürülmesinde de etkili olan şalgamın, boğaz ağrıları noktasında iltihap giderici olarak işlev gördüğü bilinmektedir. Aynı şekilde el ve ayaklarda ortaya çıkan dolama yahut iltihaplı deri hastalıkları ile de mücadele etmekte, ter kaynaklı kötü vücut kokularını engellemekte, sigara kullanımı ile mücadele etme bağlamında akciğerleri ve broşları temizlemektedir. Ayrıca kalın olarak soyulmuş şalgam kabuğunun bir tutam ısırgan otu ile birlikte bir miktar suda haşlanarak haftada iki gün ortalama on beş dakika boyunca ayaklara uygulanması durumunda yaşlılıkla birlikte kendini gösteren ayak üşümelerini engellediğini ve iltihaplı tırnak enfeksiyonlarını giderdiğini belirtelim. Yine şalgamın kuvvetli bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra iyi bir iştah açıcı olduğunu ve kilo almak isteyenler için oldukça faydalı olabileceğini de ifade edelim. Son olarak tansiyon hastalarının şalgam tüketirken dikkatli olmaları ve özellikle aşırı tüketim durumunda midede şişkinlik meydana getireceği için mide rahatsızlığı olanların şalgam tüketimini son derece kontrollü bir biçimde gerçekleştirmeleri gerektiğini de not edelim”

Haberin çıktığı yerler

  1. https://www.yenisafak.com/salgamin-faydalari-gribe-karsi-salgamin-etkisi-salgam-soguk-alginligina-iyi-gelir-mi-h-4598449
  2. https://www.malatyaguncel.com/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir-2456443h.htm
  3. https://www.saglikaktuel.com/haber/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir-95381.htm
  4. https://www.yeniakit.com.tr/haber/unlu-profesor-salgamin-oyle-faydalarini-anlatti-ki-sigarayi-birakmakta-bile-bire-bir-1825609.html
  5. https://www.cnnturk.com/yasam/bagisiklik-seviyesini-arttiriyor-gribe-birebir?page=1
  6. https://www.medyagazete.com/haber/osmaniye-mutfaginin-vazgecilmezi-salgamin-lezzetli-ve-sifali-yolculugu-868578
  7. https://www.webursa.com/saglik/lokman-hekim-in-tavsiyesi-faydasini-duyan-likir-likir-icecek-816843
  8. https://www.egetelgraf.com/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir/amp
  9. https://www.mynet.com/galeri/lokman-hekim-in-tavsiyesi-yilda-en-az-1-kez-yiyin-ya-da-tarlasinin-yanindan-gecin-mucize-yiyecek-kansere-karsi-gribe-birebir-kilo-vermeye-yardimci-1291675-mykadin
  10. https://www.posta.com.tr/galeri/turkiyeden-dunyaya-kapis-kapis-satiliyor-lokman-hekimin-tavsiyesi-kabizligin-kokunu-kaziyor-tarlasindan-gecmek-bile-yetiyor-2692211
Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2023 Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut'un Resmi Web Sayfasıdır.