Medya

Star Gazetesi Açık Görüş’teki Yazım: “Yaşlanma karşıtı geven otu”

Published

on

Geven Otu’nun içeriğinde 200’den fazla bileşen izoledir. Bitki vücudun ana enerjisini, yani bağışıklık sistemi, metabolik, solunum ve boşaltım fonksiyonlarını güçlendirmesi nedeniyle değerlidir.

Sarı olur üst yakanın Geven’i/Ben bilmedim peşim sıra geleni/ Şehit derler yar yoluna öleni”

Geven(astragalus) aslında tam bir bozkır bitkisidir. Geven Otu, baklagiller familyasından gelir. Yetiştiği bölgelere göre yapısal anlamda değişim gösteren Geven Otu, Çin’de yetiştiğinden Çin Geveni olarak adlandırılır. Bitkisel tıpta alternatif olarak tercih edilmeye başlayan Geven Otu, koyu kahverengi renginde bir köke sahiptir. Antik bilimcilerin kullanım tercihleri arasında yer alan bitki, günümüzün çeşitli araştırma konularından biridir. Yunanca Topuk Kemiği anlamına gelen Geven Otu, üst solunum yollarında etkili olması sonucunda ABD gibi ülkelerde kullanılmaya başlanmıştır. Küçük çalıların ortak ismi olarak bilinen Geven Otu, yetiştiği ortamlara göre tür ve yapısal bakımdan değişiklik gösterebilir. Ana vatanı Çin ve Moğolistan’dır. İsmi Çince Sarı Lider anlamına gelir. Geven Otunun kullanımına dair ilk bulgular Milat Öncesi 1. yüzyıla dayanan bazı yazılı kaynaklardır. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinden, çeşitli enfeksiyonlara kadar pek çok alanda kullanılmaktadır.

Karasal iklimden, ılıman bölgelere kadar oldukça geniş bir alanda yayılım gösteriyor. Dünyada yaklaşık 3 bin tür geven bulunuyor. Bilimsel kaynaklara göre Türkiye’de 415 tür geven bulunuyor ve bu türlerin 218 adedi sadece ülkemizde bulunuyor, yani endemik bir bitki aynı zamanda. Tek bir köksapı ile toprağa bağlanan geven, yarım daire şeklinde büyüyor ve yarım dairenin üzeri dikenlerle kaplı. Kökleri çok uzun ve sağlam. Bol topraklı düzlüklerden, adeta kayası çıkmış yamaçlara kadar her yerde büyüyebiliyor.

Toprağı yerinde tutan ot

Poleni oldukça kıymetli ve aromalı olan Geven tıbbi amaçlarla da kullanılmaktadır. Kitre adı verilen madde gevenden elde edilmektedir. Boya sanayinden ilaç sanayine oldukça geniş bir alanda Geven’den elde edilen maddeler kullanılabilmektedir. Kışın uzun geçtiği yıllarda, hayvanlarının samanı biten köylüler dağ eteklerindeki geveni toplayıp, satırlar, baltalarla kıyarlar ve sonra hayvanlara yedirirler. Yani geven bazen de soframıza gelen sütün, etin, tereyağının hammaddesi olabilmektedir. Ancak tüm bunların dışında gevenin bir faydası var ki buraya kadar ifade ettiklerimizin hepsi onun yanında önemini kaybeder. Ormansız bozkırlarda toprağın tutunması çok zordur. Zira bu alanlar aynı zamanda hayvanların yoğun olarak otlatıldığı, üst bitki örtüsünün hem otlatma, hem ot toplama yüzünden çok yoğun zarara uğradığı bölgelerdir. Bu yüzden buralarda toprağı yerinde tutan son liman gevendir. Gevenin dikenli yapısı, hayvanların geveni yemesine engel olur. Bu yüzden geven sökülmediği sürece toprağı tutar, erozyonu engeller. Gevenin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde erozyon ilerleyemez. Eğer geven sökülmezse bir müddet sonra çoğalır, yayılır ve erozyonu tamamen durdurur.

Köylere adını verdi

Türkiye’de doğrudan adı Geven, Keven, Gevenli, Kevenli olan onlarca köy var. Hem sanıldığı gibi sadece bir bölgede değil, Uşak’ta da var, Çorum’da da. Kırıkkale’de de var, Van’da da. Anadolu’nun damı sayılan Erzurum Kars bölgesinde de, Güney Doğu Anadolu’da yer alan Mardin’de de içinde Geven geçen deyimler var.

“Sarı olur üst yakanın Geven’i/ Ben bilmedim peşim sıra geleni/ Şehit derler yar yoluna öleni”

Bu dizeler İzmir yöresinden.

Ama benzerini Anadolu’nun en doğusunda da görmek mümkün.

“Şu derenin Geveni/ Geven sarmış bedeni/ Paşadan emir gelmiş/ Seven alsın seveni”

Bingöl’den gelen Maninin, nakarat eklenmiş şeklini Erzurum, Van civarında türkü olarak dinlemek mümkün. Geven sadece manilerde yok Anadolu kültüründe. Deyimlerde, özlü sözlerde de geveni görüyoruz. Her ne kadar bitkiyi küçümsese de bu deyim Erzurum civarında, köylerde sıkça kullanılıyor: “Geven ne ki, gölgesi ne ola”. Zengin kültürü, mutfağı ve tarihi ile bu gün Güneydoğunun yıldızı olan Mardin’de de benzer bir söze rastladım: “Enişte gölgesi, geven gölgesi”.

Böylece biz de gelecek nesillere türkülerde, manilerde geçen Geven’i uzun uzun anlatmak yerine, doğaya götürüp “işte bu gördüğün dikenli kubbenin adıdır geven” diyebiliriz.

Kitre, Anadolu’da yetişen ‘Geven’ otunun gövdesinden sızan ve havada katılaşan yapışkan özellik gösteren öz suyuna verilen addır. Kitre bebeğe ismini vermesi; ana malzemesi oluşundan ve yapılan bebeklerin yüz ifadesini oluşturmak için kitre maddesi kullanılması gerekliliğinden kaynaklanıyor. Kitre bebeğin en önemli özelliği Türk kültür ve folklorunu kompozisyonlar halinde yaşatması ve tüm dünyaya sunmasıdır. Dünyada sadece ülkemizde olması ve Anadolu’ya has oluşu onu diğer sanatlardan ayıran önemli niteliklerin başında geliyor.

Fitokimyasal İçeriği

Astragalus membranaceus’un içeriğinde 200’den fazla bileşen izole edilmiş ve tanımlanmıştır. Geleneksel Çin tıbbı ve diğer bazı geleneksel tıp sistemlerinde de çokça kullanılmıştır. Bilinen bazı faydaları şöyledir:

Astragalus membranaceus, vücudun ana enerjisini, yani bağışıklık sistemi, metabolik, solunum ve boşaltım fonksiyonlarını güçlendirmesi nedeniyle değerlidir. Bu gerçek, farmakolojik çalışmaların Astragalus membranaceus’un telomeraz aktivitesini artırabileceğini, antioksidan, anti-enflamatuar, bağışıklık düzenleyici, antikanser, hipolipidemik, antihiperglisemik, hepatoprotektif, balgam söktürücü ve idrar söktürücü etkilere sahip olduğunu giderek daha fazla doğrulamaktadır. Özellikle Astragalus spp. Radix Astragali’nin kurutulmuş köklerinin bileşenleri, oksidatif stresle ilişkili hastalık modellerinde kalp, beyin, böbrek, bağırsak, karaciğer ve akciğer hasarına karşı önemli koruma sağlar. Astragalus membranaceus’un yaşlanma karşıtı potansiyel uygulamalarını açıklamak için, özütlerinin ve etkili bileşen monomerlerinin yaşlanma ve yaşla ilişkilendirilen hastalıklara karşı etkisini ve mekanizmasını 2017 yılında Antiaging yani yaşlanma karşıtı dergisinde Çinli Bilim insanlarının yaptığı bilimsel çalışmalar ortaya koymuştur.

Astragalus, enerji seviyelerini artırmaya yardımcı olduğu da düşünülen bir bitkidir. Bu nedenle yorgunluk ve halsizlikle mücadelede kullanılabilir. Vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olan antioksidan bileşenler içerir. Bu, hücresel hasarı azaltmaya ve yaşlanmayı yavaşlatmaya yardımcı olabilir.

Astragalus’un iltihap giderici özellikleri olduğuna inanılmaktadır. Bu nedenle romatoid artrit, osteoartrit ve diğer iltihaplı hastalıkların semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Bazı araştırmalar, bitkinin kan şekerini düzenlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir, bu da diyabet yönetimine yardımcı olabilir. Ayrıca bitki kan basıncını düşürebilir ve kardiyovasküler sağlığı artırabilir.

Kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar:

İmmünstimulan olması nedeniyle multipl skleroz, sistemik lupus eritematosuz, romatoit artrit gibi otoimmun hastalıkları olan kişilerde kullanılmamalıdır. Yeterli veri olmaması nedeniyle hamile ve emziren bayanlarda kullanılması önerilmez. Hastalık belirtilerinin geçmemesi durumunda veya kullanımı sırasında istenmeyen etki görülürse hekime danışılmalıdır. Kullanımı sırasında semptomlarda iyileşme gözlenmezse hekime başvurulmalıdır. Bitkisel ürünlerle tedavi konusunda eğitim görmüş hekim ve eczacılar denetiminde kullanılmalıdır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Trendler

Exit mobile version