Connect with us

Medya

Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı bu meyvede gizli! Bilimsel olarak kanıtlandı

Yayınlayan

da

Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, şu sıralar tezgahlarda eksik olmayan nar ile ilgili bilinmeyenleri kaleme aldı. Anavatanı İran olmak üzere Güneydoğu Anadolu’yu da kapsayacak şekilde Ortadoğu, Kafkasya ve Hindistan’ın kuzeyinde görülen tropikal ve subtropikal iklimin meyvesi olan narın bilinen en eski meyvelerden biri olduğunu belirten Karabulut, narın yaklaşık 4 bin yıldır insanlık tarafından tanınan bir meyve olduğunu ifade etti. Hititlerden günümüze kadar Anadolu’nun binlerce yıllık tarihinde kesintisiz olarak takip edilen bir meyve olan narın, kilimler üzerindeki motiflerden mimarî unsurlara ve kutsal metinlere kadar her alanda kendisini gösteren bir öğe olduğunu kaydeden bitkilerin Profesörü Aysun Bay Karabulut, “Antik mitolojilerden yaşayan halk efsanelerine dek uzanan geniş kronoloji hattı üzerinde ilgi çekici bir söylence kültürüne kaynaklık eden nar yüzlerce yıldan beri hayat, rüya tabirleri, sağlık, uzun ömür, doğurganlık, güç ve cesaret, bereket, bilgi, ahlak, ölümsüzlük ve maneviyatın sembolü olarak insan imgelemini beslemiştir” dedi.

DİĞER MEYVELERDEN ÜÇ KAT DAHA FAYDALI

Anadolu’da nar ile ilgili onlarca hikaye anlatıldığını ve Kuran’ı Kerim’de de adının 3 kez geçtiğini ifade eden Karabulut, çekirdek, su ve kabuk olmak üzere üç kısımdan meydana gelen narın güçlü bir antioksidan kaynağı olduğunu dile getirdi. Karabulut, nardaki antioksidan aktivitesinin yüzde 92’lik bir kısmını içeriğinde bulunan ve sayıları elliye yakın olan fenolik bileşikler oluşturduğunu ve yapılan araştırmalar ile antioksidan miktarının diğer bütün meyve sularından daha fazla olduğunu gösterdiğini de ifade etti.

Bir bardak nar suyunda mevcut olan antioksidan miktarının on bardak yeşil çay ya da portakal suyunda bulunanla aynı miktarda olduğunu da belirten Karabulut, “Muhteviyatında 124 çeşit farklı fitokimyasal olduğu bilimsel araştırmalar tarafından ortaya konmuş olan narda, ayrıca protein, karbonhidrat, kalsiyum, fosfor ve demir gibi maddeler ile B1, B2 ve C vitaminleri de bulunmaktadır. Yine meyvenin ağırlığının yarısını meydana getiren kabuk kısmında meyveye antimutajenik, antioksidan ve antibakteriyel özellikler veren maddeler vardır. Sağlıklı yaşamın sırrı ve uzun yaşam için gerekli olan omega 5 içererek kalp ve ruh sağlığı için önemli bir antioksidan olduğunu da not edelim.” ifadelerine yer verdi. Türkiye’de 15’ten fazla çeşidi bulunan narın sanayi, ticaret ve eczacılık açısından eşsiz bir meyve olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Karabulut, “Kabuğunun özel yapısından dolayı yapısını ve besin değerlerini 4-6 aya kadar koruyabilen nadir meyveler arasında olan nardan kök boya, nar şerbeti, nar ekşisi, pekmez, şurup, likör, merhem, şampuan, duş jeli, krem ve gıda katkı maddesi gibi birçok ürün yapılmakta. Ayrıca hediyelik eşya yapımından mimarlık ve süsleme sanatına kadar pek çok alanda kullanılmaktadır” dedi.

Antik mitolojilerde ve halk hikayelerinde güzellik kaynağı olarak görülen narın içeriğindeki güçlü antioksidanlarla cildi koruduğunu ve canlılık verdiğini de kaydeden Prof. Dr. Karabulut, narın sağlıktaki faydalarını ise şöyle sıraladı:

“Çekirdeğinin yağı ile de adeta bir tür gençlik iksiri rolü üstlenmektedir. Orta yaşlarda yaşlanmanın geciktirilmesinde önemli etkileri vardır. Nitekim nar çekirdeği yağından kırışıklık giderici, cilt yenileyici ve ölü hücreleri arındırıcı kozmetik ürünlerinin yapıldığını biliyoruz. Bu çerçevede narın köselemsi kabuğunun öğütülerek biraz da su katılmak suretiyle elde edilecek karışımın kirli cildi temizleyeceğini ve tene göz alıcı bir parlaklık kazandıracağını belirtelim. Yine nar çekirdeğinde bulunan bir yüksek antioksidan çoklu doymamış yağ asidi olan punikik asidin antikanserojen olmasının yanında nörokoruyucu etkiler ürettiğini de not edelim.

KALBİN İLACI

2010 yılında Columbia Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma ile tansiyonu düşürdüğü, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağladığı ortaya konan nar, ayrıca damar sertliğini de önlemektedir. Yapılan bir başka araştırma, damar sertliği olan kişilerin düzenli nar tüketmeleri durumunda damar sertliklerinde yüzde 44 oranında bir azalma olduğunu ortaya koymuş, yine bir başka araştırma ise iki hafta boyunca günlük 50 ml nar suyu tüketen tansiyon hastalarının tansiyonlarının yüzde 5 oranında dikkat çekici bir düşüş gösterdiğini kanıtlamıştır. Özellikle Zaghwani olarak bilinen nar çeşidinin meme kanseri hücreleri üzerinde yüksek sitotoksik etki gösterdiği de aynı şekilde bilimsel bulgularla kanıtlanmıştır. Araştırmalar, narın meyve tanelerinin tümör karşıtı özelliklere sahip olduğunu göstermektedir.

Geleneksel halk tıbbında ortadan ikiye kesildiğinde zarıyla birlikte kalp ve aort damarlarına benzediği ya da taneleri diş tanelerini andırdığı için kalp ve diş hastalıklarına iyi geldiğine inanılan narın bu özelliklerinin bilimsel verilerle desteklendiğini biliyoruz. Kalbi adeta bir ilaç gibi koruma altına alan ve kan şekeri ile kolesterolün istikrarlı bir yapıya kavuşmasında olumlu etkileri gözlenen bu Cennet meyvesi damarları açmakta ve insana ferahlık vermekte, ayrıca diş ve dişeti rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Özellikle ağızda iyice çiğnendikten sonra bir süre bekletilip o şekilde yutulması, sağlıklı bir ağız için son derece olumlu sonuçlar üretmektedir. Dişetlerini güçlendirerek ağız yaralarını iyileştiren nar, bütün bunlara ilave olarak yorgunluk, stres ve hararet gibi durumlara da iyi gelmekte, bağırsak kurtlarının düşürülmesine katkı sağlamaktadır. Suyu idrar arttırıcı, hazmı kolaylaştırıcı ve kuvvet verici olan, ayrıca prostat ve cilt kanserlerine karşı koruyucu kalkan vazifesi gören narın şiresi de sesi açmakta, meyveleri ciğerleri güçlendirmektedir. Kabuğunun sıcak suda demlenmesi yoluyla elde edilecek olan çayın ishali hemen kesmesi ya da eklem ağrılarını azaltması da narın insan sağlığına sunduğu faydalar arasındadır. Çekirdeği kalp krizi riskini azaltmakta, menopoz sıkıntılarına engel olmakta, doğum kontrol haplarının oluşturduğu yan etkilerini gidermekte ve yüksek tansiyonu düşürmektedir.

Narın özellikle kabuk ve çekirdekleri tarafından sergilenen ve bağışıklık sistemini güçlendiren yüksek antioksidan aktivite, meyvenin kanser de dâhil olmak üzere oksidatif ve inflamatuar bozukluklara karşı güçlü bir koruyucu etki sergilemesini temin etmektedir. Özellikle meyvenin yenilmeyen kabul ve lamel kısımları yenilebilir kısmına oranla çok daha yüksek oranda fenolik madde ihtiva etmekte ve antioksidan aktivite üretmektedir. Nar ağacının sulu ekstraktlarının da yüksek miktarda fenolik bileşen, punikalajin ile galajik asit içerdiği ve bunlarla antioksidan aktivite arasında olumlu bir ilişkinin de gözlendiğini hatırlanacak olursa, meyvenin endüstriyel işlenme sürecinde ortaya çıkan atıkların da israf edilmeden kullanılması gerektiği söylenebilir. Nitekim nar suyu işleme atıklarının içerdiği biyoaktif bileşikler (özellikle de fenolik maddeler), ciddi bir nutrasötik (besleyici özelliklerine ilave olarak sağlık açısından da önemli katkılar üreten maddeler) ve sağaltıcı potansiyel taşımaktadır.”

Haberin Çıktığı Yerler

  1. https://www.sabah.com.tr/roza/saglik/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-bu-meyvede-gizli-bilimsel-olarak-kanitlandi
Okumaya Devam Et
Yorum Yapmak İçin

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medya

Bir tek ölüme çaresi yok: Kansere ‘dur’ diyor, şekeri dengeliyor

Yayınlayan

da

Tarafından

Çörekotunun antioksidan bakımından zengin ve güçlü bir kanser önleyici besin olduğunu belirten Profesör Aysun Bay Karabulut, bu küçük tohumun bilinmeyen faydalarını anlattı.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, çörekotunun daha önce pek duyulmayan yararlarını kaleme aldı. Karabulut, çörek otunun antikanser, tümör ve bakteri önleyici özelliklerine dikkat çekti.

Çörekotunun metabolizmayı uyaran ve halsizlik, uyuşukluk giderici etkilere sahip olduğunun belirtildiğini ifade eden Karabulut, “Ölümden başka her derde deva olarak adlandırılan bu küçük siyah tohumların ve acımtırak mis gibi kokusunun hepimizin aklına geldiğini düşünüyorum. Eskiden çörekotunun önemi oldukça büyüktü. Özellikle süt ve yoğurtla birlikte tüketilirdi. Bu uygulama bereket timsali bir gelenek haline gelmişti. Ancak son zamanlarda çörekotunun eski önemini kaybettiğini söyleyebiliriz. Bazı geleneksel uygulamalar ve bilgi kaynaklarının yerini modern tıp ve farmakolojiye bıraktığı düşünülebilir” dedi.

 Haberin çıktığı yerler:

  1. https://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/bir-tek-olume-caresi-yok-kansere-dur-diyor-sekeri-1020824

  2. https://m.yeniakit.com.tr/amp/foto-galeri/75802/ibni-sinanin-el-kanun-fit-tib-kitabinda-yer-aliyor-corek-otunun-bu-faydasini-ilk-kez-duyacaksiniz

  3. https://www.yenimalatya.com.tr/haber/19169719/olumden-baska-her-seye-deva-corekotu

  4. https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/olumden-baska-her-seye-deva-corekotu-57326259

  5.  https://www.haber3.com/foto-galeri/saglik/ibni-sinanin-tavsiye-ettigi-mucizevi-bitki-olumden-baska-her-seye-deva-galeri-6170185?utm_source=dlvr.it&utm_medium=twitter&utm_campaign=haber3com

  6. https://diyarbakiryenigun.com/saglik/kanserle-savasiyor-olumden-baska-her-derde-deva-oluyor-iste-corekotu-175212h

Okumaya Devam Et

Medya

Bitkilerin Profesörü, Orkidenin Faydalarını Anlattı

Yayınlayan

da

Tarafından

Bitkilerin Profesörü Aysun Bay Karabulut, orkide bitkisinin karbon temizleme aktivitesi nedeniyle tabiatı da temizlediğini belirterek insan sağlığına da birçok faydası olduğunu söyledi.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı ziyaret etti. Ziyarette Kıbrıs’taki bitki türleri üzerine de konuşan Prof. Dr. Karabulut, Cumhurbaşkanı Tatar tarafından ‘Kıbrıs konusunda yeni perspektif ve Kapalı Maraş açılımı’ kitabı hediye edildi. Bitkilerin profesörü Karabulut ise Kıbrıs endemik bitkileri ve akademik çalışmalarını Tatar’a sundu.

Kıbrıs’ın en önemli endemik bitkisinin orkide olduğunu belirten Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “M.Ö 4-5 YY Konfüçyüs çiçeklerin kralı diye bahseder. Zarif dayanıklı ve kırılgandır. Doğurganlığı temsil eder. Orchis kelimesi tabiatın kalbini de ifade eder. Başka bir efsane de Maraş’ta geçer. Dünya üzerinde sadece Geben Yaylası’nda yetiştiği de söyleyen bu çiçeğe Maraş Orkidesi ismini de vermişler” dedi.

Orkidenin karbon temizleme aktivitesi nedeniyle tabiatı da temizlediğine dikkat çeken Karabulut, “Göğüs ve bronşiti temizlediği gibi öksürüğü dindirmek içinde kullanılır. Çocuk ve gençlerde zihin açma etkisi de bilinir. Hemoroide iyi geldiği de söylenir. Çinliler orkide çiçeğini ateş ve şeker hastalığının yanı sıra, akciğerleri ve böbrekleri tedavi etmek için kullanırdı” ifade etti.

Orkidenin sağlık açısından önemli faydalarının olduğunu belirten Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, bu faydaları şu şekilde sıraladı:

“Öksürük ve balgam söktürür: Orkide çiçeği, öksürük şikâyeti olanlar kişiler için balgam söktürücü bir özelliğe sahiptir. Bu sebeple de bitkisel tedaviler için sıkça kullanılan bir bitkidir. Orkidenin yaprakları göğsü yumuşatarak balgamı söküp rahatlamayı sağlar.

Hücre aktivitesini uyarır

Orkidenin yaprakları ve tohumları, quercetin, astragalin, izoerkesin, amfolal glukokonoksit, amino asitler ve alkaloidler içerir. Ve bu kimyasal bileşikler hücre aktivitesini uyarır. Antosiyanin, nutin, apigenin de dahil bitki içerisinde bulunan güçlü bileşikler kan pıhtısı oluşumunu önler ve hatta iyileştirir.

Tiroid problemlerine de birebir

Azalan tiroksin hormonu; vücut ağırlığı artışı, düzensiz adet periyotları, ciltte sertleşme, saç dökülmesi, kabızlık, vücut ağrısı ve anksiyete ile sonuçlanır. Artan tiroksin hormonu; kilo kaybı, yüksek kalp hızı, öfke, depresyon, uykusuzluk, menstruasyon problemi ile sonuçlanır. Ancak salep (orkide) bitkisi çok sayıda tiroid aktifleştirici ve düzenleyici özelliğe sahiptir, bu nedenle vücuttaki hormon dengesini korumaya yardımcı olur.

Kadınlarda adet ağrılarını gideriyor

Orkide çiçeklerinin yardımı ile menstrüel sorunlar için ilaç hazırlayabilirsiniz.. Birkaç orkide çiçeği (köküyle birlikte) bir süre su ile kaynatılır, süzdükten sonra menstrüel düzensizlik ve uterus sorunlarını iyileştirmek için her gün içilir.

Kabızlığı ve bağırsakları düzenler

Orkide çiçeği ayrıca kabızlığın da önüne geçen özelliklere sahiptir. Bağırsakları rahatlatarak bağırsakların daha rahat ve düzgün çalışmasını sağlar. Böylece, kabızlık şikâyetleri son bulmuş olur.

Bu tip birçok faydası bulunan orkide çiçeği, bronşit ve öksürüğe de iyi gelir. Ayrıca vücudu ısıtıcı bir etkisi olduğundan dolayı kış aylarında vazgeçilmez bir içecek maddesidir.

Güzelliğin sembolü

Orkide, birçok parfümün ve çeşitlerinin içerisinde yer alan bir bitki türüdür. Bu kadar sık kullanılmasının asıl sebebi, hem cildi çevrenin olumsuz etkilerinden koruması hem de cildin yenilenip nemlenmesini sağlamasıdır. Farklı türdeki orkideleri bir arada kullanmak, içerisinde bulunan müsilajlar sayesinde, yaşlanmaya karşı savaşta çok daha etkili olabilmektedir. Bu etkileri dolayısıyla da Asya’da uzun senelerdir güzellik ve bakım alanında kullanılmaktadır.

Stresin önler

Salep bitkisinin ayrıca bir tonik gibi davrandığı ve sinir ağrısını, sinirleri çözerek ve üzerindeki stresleri azaltarak yararlı olduğu ileri sürülmektedir. Orkide aynı şekilde kokusuyla da hava temizleyici ve stres azaltıcı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla hem tüketmek hem de çiçeklerini evinizde kullanmak isteyebilirsiniz.

Panzehir olarak da kullanılmış

Orkidenin ayrıca Doğu’da ve Çin’de panzehir olarak da kullanıldığını belirten Karabulut, “Tonik içecekler yapmak için neredeyse zararsız bazı orkide türleri kullanılır. Orkide ayrıca bağışıklığı artırabilir. Orkidelerden yapılan sütlü bir içecek olan salep çok popülerdir. Antik Yunan’da bir afrodizyak olarak da tüketilir. Orkide, dünyanın birçok ülkesinde yemek pişirmede kullanılmaktadır. Bilinen vanilyanın bir orkideden başka bir şey olmadığını da not edelim. Orkide, tamamen kadınsı bir enerjiye sahip olduğu söylense de erkeklerinde sevdiği bir çiçek olsa da yalnızca kadınsı bir çiçek olarak kabul edilir” dedi.

Haberin Çıktığı Platformlar;

  1. https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-55534304
  2. https://www.olay53.com/service/amp/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-1394545.htm
  3. https://www.baykushaber.com.tr/amp/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-297328
  4. https://www.haber16.com/amp/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti/1383491/
  5. https://www.saglikaktuel.com/haber/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti-95447.htm
  6. https://www.memleket.com.tr/orkidenin-faydalarini-biliyor-muydunuz-2324604h.htm
  7. https://www.yeniakit.com.tr/haber/konfucyus-ciceklerin-krali-diyordu-bu-bitkinin-faydalari-saymakla-bitmiyor-1827152.html#google_vignette
  8. https://www.nethaber.com.tr/bitkilerin-profesoru-orkidenin-faydalarini-anlatti/1031452/
  9. https://www.sabah.com.tr/galeri/saglik/tiroit-sorunlarina-birebir-mucize-bitkilerin-profesoru-acikladi-hem-dogayi-hem-bedeninizi-temizliyor
  10. https://www.milliyet.com.tr/pembenar/galeri/bitkilerin-profesoru-tiroit-icin-birebir-dedi-hem-havayi-hem-vucudu-temizliyor-7080034
Okumaya Devam Et

Medya

Bağışıklık Seviyesini Arttıran Şalgam, Gribe Birebir

Yayınlayan

da

Tarafından

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Lokman Hekim’in, yılda en az bir kez şalgam tüketilmesi ya da bu mümkün olmazsa en azından şalgam tarlasından geçilmesi sözü ile şalgamın şifa kaynağı olarak önemi hakkında önemli bir işaret verdiğini söyledi. Osmaniye, Adana ve Mersin bölgelerinde oldukça yaygın olarak kullanılan şalgam suyunun antioksidan açısından oldukça zengin olduğunu belirten Karabulut, özellikle gribal enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade etti.

Şalgamın sağlığa faydaları

Şalgamın ilk olarak nerede ve nasıl ortaya çıktığının bilinmemekle birlikte anavatanının Asya olduğu yönünde değerlendirmeler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Karabulut, şalgamın Türkiye’de de anavatanının Adana olarak bilinmesinin yanı sıra Tarsus, Mersin ve Osmaniye başta olmak üzere güney illerinde yaygın bir biçimde üretilip tüketildiğini söyledi.

Churchill’e formülü verilmedi

Küçük turplu ve yumuşak etli olanları insanların, iri turplu ve sert etli olanların ise hayvanların tüketmesi için üretilen şalgamın çeşitli kullanım biçimleri olduğunu dile getiren Karabulut, “Pişirilerek yenilmesine ilave olarak bazı çorbalara, salatalara, pilavlara ve soslara eklenmekte, kışlık sebze olarak konservesi ve turşusu yapılmakta, garnitür olarak kullanılmaktadır. Aynı şekilde soğuk günlerde sevilerek tüketilen özel bir çorbası da yapılmaktadır. Yine mor havuç ile fermantasyona tabi tutularak elde edilen ve şalgam suyu, ağırlıklı olarak Adana, Mersin ve Osmaniye bölgelerinde üretilmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında ve dünyada ihraç edilmektedir” dedi.

Muhtevası oldukça zengin

Oldukça zengin bir antioksidan kaynağı olan ve yapraklarında kansere karşı koruyucu oldukları bilinen A ve K vitaminlerini barındıran şalgamın ihtiva ettiği yüksek besin değeri ile dikkat çeken bir bitki olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, “100 gramının ortalama 23 kalori içerdiği hesaplanan ve bu düşük kalori miktarı nedeniyle diyet listelerinde kendisine rahatlıkla yer alabilecek olan şalgamda hatırı sayılır miktarda potasyum, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, magnezyum, protein, karbonhidrat, yağ, lif ve lutein gibi maddelere ilave olarak A, B (tiamin, riboflavin, niasin) ve C vitaminleri bulunmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Lokman Hekim’in tavsiyesi

Bitkilerin profesörü Aysun Bay Karabulut, geleneksel halk tıbbında insan bedenine zindelik katan, romatizma ve bağırsak hastalıkları ile mide ve siyatik ağrılarına iyi gelen bir bitki olarak değerlendirilen şalgamın sağlığa faydalarını şu şekilde anlattı:

“İhtiva ettiği yüksek potasyum yükü dolayısıyla tansiyonu düşürdüğü, enerji ve kan dağılımını düzenlediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, mide ağrılarına ve sinirsel rahatsızlıklara iyi geldiği bilinmektedir. Sivas ve çevresinde anlatılagelen geleneksel halk anlatılarında, Lokman Hekim’in, yılda en az bir kez şalgam yenilmesi ya da bu mümkün olmazsa hiç değilse şalgam tarlasının yanından geçilmesi şeklinde bir tavsiyesinin bulunduğunun belirtilmesi, şalgamın bir şifa kaynağı olarak kavranışı hakkında güzel bir fikir verebilir. Aynı şekilde özellikle soğuk kış günlerinde soğuk algınlığı yahut grip rahatsızlığı baş gösterdiğinde “Biberlice bir şalgam pilavı pişirelim” sözünün darbımesel haline gelmiş olması da halkın gözünde şalgamın şifalı bir bitki olarak değerlendirilmekte olduğunun bir yansımasıdır.

Kolesterolü düşürür

Şalgamın insan sağlığına birçok açıdan faydalı olduğu tespit edilmiştir. İçeriğindeki kalsiyum nedeniyle kemikleri ve dişleri kuvvetlendirmekte, özellikle yaşlanma sürecinde ortaya çıkan kemik erimesi ile mücadele etmektedir. Aynı şekilde yapısındaki C vitamininin etkileri ile öksürük, astım ve bronşitin yanı sıra gribal nitelikli rahatsızlıklar karşısında koruma sağlamakta, sindirim sistemini güçlendirerek kabızlığı giderip hazmı kolaylaştırmakta, gut hastalığına iyi gelmekte, organların düzenli bir biçimde çalışması için gerekli olan yapıya olumlu katkılar sunmakta, kolesterolü düşürmekte ve başta yaşlılığa bağlı katarak olmak üzere göz sorunlarını engellemektedir. Yine ödem ve inme karşısında direnç sağlamakta, stresle savaşmakta, zihinsel berraklık vermekte, afrodizyak etkisi dolayısıyla fiziksel performansı arttırmakta, doğal olarak tüketildiğinde ise kansızlığı önlemektedir.

Sigarayı bırakmak isteyenler için birebir

Karaciğer ve böbreklerde biriken toksinlerin atılmasında, dolayısıyla böbrek taşlarının düşürülmesinde de etkili olan şalgamın, boğaz ağrıları noktasında iltihap giderici olarak işlev gördüğü bilinmektedir. Aynı şekilde el ve ayaklarda ortaya çıkan dolama yahut iltihaplı deri hastalıkları ile de mücadele etmekte, ter kaynaklı kötü vücut kokularını engellemekte, sigara kullanımı ile mücadele etme bağlamında akciğerleri ve broşları temizlemektedir. Ayrıca kalın olarak soyulmuş şalgam kabuğunun bir tutam ısırgan otu ile birlikte bir miktar suda haşlanarak haftada iki gün ortalama on beş dakika boyunca ayaklara uygulanması durumunda yaşlılıkla birlikte kendini gösteren ayak üşümelerini engellediğini ve iltihaplı tırnak enfeksiyonlarını giderdiğini belirtelim. Yine şalgamın kuvvetli bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra iyi bir iştah açıcı olduğunu ve kilo almak isteyenler için oldukça faydalı olabileceğini de ifade edelim. Son olarak tansiyon hastalarının şalgam tüketirken dikkatli olmaları ve özellikle aşırı tüketim durumunda midede şişkinlik meydana getireceği için mide rahatsızlığı olanların şalgam tüketimini son derece kontrollü bir biçimde gerçekleştirmeleri gerektiğini de not edelim”

Haberin çıktığı yerler

  1. https://www.yenisafak.com/salgamin-faydalari-gribe-karsi-salgamin-etkisi-salgam-soguk-alginligina-iyi-gelir-mi-h-4598449
  2. https://www.malatyaguncel.com/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir-2456443h.htm
  3. https://www.saglikaktuel.com/haber/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir-95381.htm
  4. https://www.yeniakit.com.tr/haber/unlu-profesor-salgamin-oyle-faydalarini-anlatti-ki-sigarayi-birakmakta-bile-bire-bir-1825609.html
  5. https://www.cnnturk.com/yasam/bagisiklik-seviyesini-arttiriyor-gribe-birebir?page=1
  6. https://www.medyagazete.com/haber/osmaniye-mutfaginin-vazgecilmezi-salgamin-lezzetli-ve-sifali-yolculugu-868578
  7. https://www.webursa.com/saglik/lokman-hekim-in-tavsiyesi-faydasini-duyan-likir-likir-icecek-816843
  8. https://www.egetelgraf.com/bagisiklik-seviyesini-arttiran-salgam-gribe-birebir/amp
  9. https://www.mynet.com/galeri/lokman-hekim-in-tavsiyesi-yilda-en-az-1-kez-yiyin-ya-da-tarlasinin-yanindan-gecin-mucize-yiyecek-kansere-karsi-gribe-birebir-kilo-vermeye-yardimci-1291675-mykadin
  10. https://www.posta.com.tr/galeri/turkiyeden-dunyaya-kapis-kapis-satiliyor-lokman-hekimin-tavsiyesi-kabizligin-kokunu-kaziyor-tarlasindan-gecmek-bile-yetiyor-2692211
Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2023 Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut'un Resmi Web Sayfasıdır.